KÜRESEL REKABET İÇİN STRATEJİK BİR DÖNÜŞÜM ŞART
Dernek merkezinde düzenlenen çalıştayın açılışında konuşan ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sibel Zorlu, sanayide yaşanan sorunların yapısal niteliğine dikkat çekerek, şunları söyledi:
“Sanayimizin bugün içinde bulunduğu tabloyu doğru analiz etmek ve önümüzdeki döneme daha sağlam bir perspektifle hazırlanmak amacıyla bu çalıştayı gerçekleştirdik. Çünkü artık yalnızca mevcut sorunları tespit etmek yeterli değil; bu sorunlara karşı nasıl bir yol izleyeceğimizi de netleştirmemiz gerekiyor. Türkiye’de sanayinin milli gelir içindeki payı hâlâ arzu ettiğimiz seviyede değil. İzmir bu anlamda daha iyi bir performans gösterse de rekabetin bu kadar sertleştiği bir dönemde bunun yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Sanayide hem ölçek hem de katma değer açısından daha ileri gitmek zorundayız. Bugün sanayicinin en temel ihtiyacı öngörülebilirlik. Yüksek enflasyon ve küresel konjonktürdeki gelişmeler maliyetlerimizi doğrudan etkiliyor, finansmana erişimde yaşanan zorluklar ise yatırım kararlarını sınırlıyor. Nitekim son dönemde yatırım iştahında belirgin bir yavaşlama olduğunu sahada net şekilde gözlemliyoruz. Yatırımların ivme kazanabilmesi için finansmana erişimi kolaylaştıracak mekanizmaların güçlendirilmesi, hammaddede dışa bağımlılığı azaltacak politikaların hayata geçirilmesi ve uzun vadeli, koordinasyonu güçlü bir sanayi vizyonunun yeniden tesis edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.”
İnsan kaynağının önemine de vurgu yapan Zorlu, “Gelecek, teknolojiyle nitelikli insanı doğru harmanlayanların olacak. Sanayiyle iç içe bir eğitim reformu artık kaçınılmazdır. Hedefimiz, sadece üretmek değil, katma değeri yüksek, yeşil dönüşümünü tamamlamış ve dijital dünyada söz sahibi bir Türk sanayisi inşa etmek olmalıdır” dedi.
ÜNİVERSİTE-SANAYİ İŞ BİRLİĞİ ÖNEMLİ
Güncel sorunların hem dışsal hem de içsel perspektiflerle ele alındığı çalıştayın moderatörlüğünü üstlenen Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, işletmelerin iç operasyonel süreçlerine dair kritik uyarılarda bulundu. Kandiller, şu noktalara dikkat çekti:
“Bugün sanayicilerimizin karşı karşıya olduğu maliyet baskısı, işletme içi süreçlerin yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Artık verimlilik, sadece maliyetleri kısmakla ilgili bir konu değil; veriyi doğru kullanarak süreçleri yeniden tasarlamakla ilgili bir dönüşüm alanı. Bu noktada dijitalleşme ve yapay zeka teknolojileri belirleyici bir rol oynuyor. Yapay zeka, özellikle beyaz yaka iş süreçlerinde, raporlama, analiz ve karar destek mekanizmalarında ciddi bir dönüşüm yaratıyor. Bu dönüşümü doğru yöneten işletmeler, rekabet avantajını da beraberinde elde edecek. Çeviklik kavramını da bu çerçevede yeniden düşünmek gerekiyor. Çeviklik yalnızca hızlı tepki vermek değil; veriyi doğru okuyarak, yarını bugünden kurgulamaktır. Bu yetkinlik, önümüzdeki dönemde işletmeler için belirleyici olacaktır.”
Kandiller ayrıca, üniversite-sanayi iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Bu iş birliklerinin daha yapısal, daha sonuç odaklı ve daha doğrudan temas içeren bir modele evrilmesi gerekiyor. Sanayicinin sürece aktif olarak dahil olduğu, öğrencilerin eğitimleri sırasında sahayla güçlü bir şekilde buluştuğu modellerin yaygınlaştırılması büyük önem taşıyor. Bu dönüşüm yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda zihinsel bir dönüşümü de gerektiriyor. Veriye dayalı karar alma kültürünün yerleşmesi, işletmelerin sürdürülebilir rekabet gücü açısından kritik olacaktır” diye konuştu.