3 BAŞLIKTA SU KONFERANSI
Programın devamında üç ana oturum gerçekleştirildi:
TARIMDA SU
“Tarımda Su” başlıklı oturumda, tarımda suyun etkin ve verimli kullanımına yönelik mevcut sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı; iyi uygulama örnekleri paylaşıldı. Tarımda suyun bilinçsiz kullanımının bugün yaşanan sorunların temelinde yer aldığını belirten oturum moderatörü Yaşar Üniversitesi, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İsmail Türkan, “Dünyadaki toplam suyu bir varil olarak düşünürsek sadece bir tatlı kaşığı kadar suyumuz var ve fakat başta tarımda olmak üzere diğer sektörlerde biz bu suyu günlük hayatta çok bilinçsizce kullandık” dedi.
İzmir Ticaret Borsası Genel Sekreteri Dr. Erçin Güdücü, “Tarımda Akıllı Teknolojiler ile Su Yönetimi Projesi” kapsamında pamuk üretiminde uyguladıkları değişken oranlı sulama sistemine ilişkin bilgi verdi. Güdücü, İzmir Ticaret Borsası öncülüğünde; Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Uluslararası Tarımsal Araştırma ve Eğitim Merkezi, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Tokyo Tarım Teknoloji Üniversitesi iş birliğiyle Menemen’de yaklaşık 40 dönümlük alanda yürütülen projede, uzaktan algılama ve dijital teknolojilerle bitkinin su ihtiyacının dinamik olarak belirlendiğini söyledi. Uygulama sonucunda yağmurlama sulamaya göre yüzde 18–20, vahşi sulamaya göre ise yüzde 30 ila yüzde 50 arasında su tasarrufu sağlandığını belirten Güdücü, “Bu tasarruf verim kaybı yaratmadan elde edildi; doğru zamanda, doğru miktarda sulama hem suyu hem toprağı koruyor” dedi.
Philip Morris EEMA&Asia Bölgesi Sürdürülebilirlik Müdürü Hülya Seven, tütün çiftçileriyle yürüttükleri çalışmaları aktardı. Tütün tarımında su yönetimini teknolojiyle birlikte ele aldıklarını vurgulayan Seven, Özellikle Virginia tipi tütünlerde meteoroloji verileriyle damlama sulama yöntemini birleştirdiklerini belirtti. Seven, “Hem ürüne daha az su veriyoruz ama kalitesini daha da arttırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Yuluğ Mühendislik Kurucu Ortağı Ömer Yuluğ, geliştirdikleri veri temelli sulama teknolojileriyle bitkinin etkili kök bölgesini esas alan bir su yönetimi yaklaşımı sunduklarını belirtti. Yuluğ, sensör ve algoritma destekli sistemle sulamanın tahmine değil, gerçek zamana dayalı verilerle yönetildiğini vurgulayarak, “Bayındır’da yürütülen bilimsel bir denemede yüzde 55, Uluslararası Tarımsal Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilen üç yıllık bir projede ise benzer teknolojilere göre yüzde 81’e varan su tasarrufu sağladık; üstelik bunu verim artışıyla birlikte başardık” dedi.
Sanayi tarafında su yönetimine ilişkin deneyimlerini paylaşan ESBAŞ Genel Müdürü Yusuf Kılınç, “Yeşil alanlarımızda çim alanlarımızı azalttık, yerine kurakçıl peyzaj çalışmalarını yaptık. Çatılarımıza güneş panelleri koyduk. Bir simbiyoz çalışmamız var. Gri suyla yeşil alanlarımızı suladık” diye konuştu.
SANAYİDE SU
“Sanayide Su” başlıklı oturumda, sanayinin artan su baskısı karşısında nasıl dönüşmesi gerektiği; mevzuat, teknoloji ve iyi uygulama örnekleri üzerinden ele alındı. Kamu, özel sektör ve teknoloji temsilcileri, su krizinin artık yalnızca çevresel değil, doğrudan üretim ve rekabet meselesi olduğuna dikkat çekti. Oturumun moderötürlüğünü üstlenen Süleyman Demirel Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kitiş, sanayide su yönetiminde yeni bir döneme girildiğini belirterek, “Artık mevzuat var. Su Verimliliği Yönetmeliği ve Endüstriyel Emisyonların Yönetimi Yönetmeliği’nin yürürlüğe girdi” dedi.
Türkiye’nin sanayide su verimliliği açısından ciddi bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Tarım ve Orman Bakanlığı Endüstriyel Su Verimliliği Şube Müdürü Asiye Düşünceli, “Sanayide yüzde 50’ye varan oranlarda döngüsel su kullanımı yapmamız mümkün” dedi. Düşünceli, yaşanan sürecin yalnızca bir su krizi olmadığını belirterek, “Bu aslında sadece bir su krizi değil, üretim krizi, kalkınma krizi ve gıda krizine kadar uzanan bir süreç” ifadelerini kullandı.
Gıda sektöründe su yönetimini küresel hedeflerle birlikte ele aldıklarını belirten PepsiCo Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Sürdürülebilirlik Kıdemli Direktörü Esra İren, “2030 yılı itibariyle net su pozitif olmayı hedefliyoruz. Net su pozitif olmak; asgaride kullandığımız suyu doğaya geri vermek anlamına geliyor. İzmir fabrikamız bu sene itibariyle %100 kullandığı suyu Gediz Havzası’na geri verdi” bilgisini paylaştı.
Tekstil sektörünün su yoğun yapısına dikkat çeken Ekoten Tekstil Operasyonel Mükemmellik Genel Müdür Yardımcısı Gizem Çalış, “Tekstil sektörü endüstride suyun çok büyük bir kısmını kullanan bir sektör. Bundan yaklaşık bir 20 yıl önce 1 kilo kumaş için yaklaşık 150 litrelik bir su harcarken bugün 50 litrelere kadar düştü. Yaptığımız denemelerde %90’ın üzerinde suyu geri kazanabiliyoruz” diye konuştu.
Sanayide dijital izleme ve yapay zekânın rolüne dikkat çeken Blue It Su Yönetim Platformu Kurucusu ve CEO’su Hülya Tomak, “Suyu tek başına izlemek değil, suyu uçtan uca üretim verisiyle birlikte izlemek gerekiyor” dedi. Tomak, dijital çözümlerle “%30’a varan su tasarrufu sağlandığını” belirtti.
KENTLERDE SU
“Kentlerde Su” başlıklı son oturumda, iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte kentlerin suya erişimi, altyapı kayıpları ve kullanım alışkanlıkları ele alındı. Yerel yönetim, kamu, mimarlık ve turizm temsilcileri, kentsel su yönetiminin artık bir tercih değil zorunluluk olduğuna dikkat çekti. Oturumun moderatörü İYTE Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Gündüz, kentlilerin suyun bedelini doğrudan ödeyen kesim olduğuna işaret ederek, “Bu oturum suya bedel ödeyenlerin oturumu, kentliler olarak suyun bedelini ödüyoruz ve kıymetini biliyoruz” dedi.
Kentlerde su yönetiminin artık tersine bir döngüyle ele alınması gerektiğini belirten T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Verimliliği Daire Başkanı Aslıhan Korkmaz, “Eskiden kaynaktan musluğa su yönetimi diyorduk ama artık musluktan kaynağa geri dönen iyi bir su yönetimini önceliyoruz” ifadelerini kullandı. Korkmaz, yaşanan iklim koşullarına dikkat çekerek, “İklim değişikliği artık bir projeksiyon değil, hepimizin günlük yaşamda tecrübe ettiği bir durum” dedi.
İzmir’in son yıllarda yaşadığı su krizinin boyutlarını rakamlarla aktaran İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Yılbaşı günü Tahtalı Barajı’nda oran %0,14’e düşmüştü, kent merkezi için konuşuyorum, hiçbir suyumuz kalmamıştı” dedi. Alınan önlemler sayesinde önemli bir tasarruf sağlandığını belirten Erdoğan, “Gece 11 ile 5 arası yaptığımız kesintiler sayesinde 14,2 milyon metreküp su tasarrufu sağlandı” bilgisini paylaştı.
Kentlerin betonlaşmasının su krizini derinleştirdiğini vurgulayan Epig Mimarlık Kurucusu ve BASİFED Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş, yapı ölçeğinde su verimliliğine dair örnekler paylaştı. Güneş, Yaşar Üniversitesi M binasındaki uygulamalardan söz ederek, “Çatıdaki yağmur sularını 420 ton kapasiteli bir sarnıca ilettik, iç mekanlarda yüzde 50 oranında daha az su harcatan sistemler kullandık” dedi.
Turizm sektöründe su tüketiminin ciddi boyutlara ulaştığını belirten Swissôtel Büyük Efes İzmir Genel Müdürü Rıza Elibol, “2004 yılında misafir başına 368,6 litre su harcatmışız, bu miktarı 2025 yılında 150,8 litreye düşürdük” dedi. Elibol, susuz pisuar ve ‘Skip the Clean’ uygulamalarıyla önemli tasarruf sağladıklarını aktardı.